Yakın Ötegezegenlerden Gelen Radyo Sinyalleri Neden Bulunamıyor
Güneş Sistemi dışındaki gezegenleri keşfetmek için bugüne kadar farklı yöntemler kullanıldı. Bunlardan biri de gezegenlerin manyetik alanlarının oluşturduğu radyo dalgalarını tespit etmekti. Güçlü bir manyetik alana sahip gezegenlerin yıldız rüzgarıyla etkileşime girerek radyo sinyalleri oluşturması bekleniyor. Ancak yıllardır yapılan gözlemlere rağmen bu sinyaller henüz kesin olarak doğrulanamadı.
Yeni yayımlanan araştırma ise bunun nedenini açıklayan önemli sonuçlar ortaya koydu.
Tahminler Gerçekten Fazla İyimser Olabilir
Araştırmayı yürüten bilim insanları, Jüpiter benzeri bir gezegen ile yıldızından gelen parçacık akışının etkileşimini üç boyutlu bilgisayar simülasyonlarıyla inceledi.
Uzun yıllardır kullanılan mevcut modeller, yıldız rüzgarından gelen enerjinin büyük bölümünün radyo sinyaline dönüştüğünü varsayıyordu. Ancak yeni hesaplamalar bunun her zaman geçerli olmadığını gösterdi.
Özellikle yıldızına çok yakın yörüngede dolanan gezegenlerde enerji aktarımı beklenenden daha düşük gerçekleşiyor. Bu nedenle oluşabilecek radyo sinyalleri de önceki tahminlere göre yaklaşık 10 kat daha zayıf olabiliyor. Güçlü manyetik alana sahip yıldızlarda ise farkın 100 kata kadar çıkabileceği hesaplandı.
Yıldızın Işıması Sinyali Baskılıyor
Araştırmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise yıldızdan gelen yoğun morötesi ışınım oldu.
Bu güçlü ışınım, gezegen atmosferindeki gazları iyonlaştırarak radyo dalgalarının oluşmasını zorlaştırıyor. Özellikle yıldızına çok yakın konumdaki sıcak Jüpiter tipi gezegenlerde bu etkinin oldukça belirgin olduğu görüldü.
Araştırmacılar, bazı bölgelerde radyo dalgalarının oluşabilmesi için gerekli fiziksel koşulların tamamen ortadan kalkabildiğini belirtiyor.
Güçlü Manyetik Alan Her Zaman Avantaj Sağlamıyor
İlk bakışta yıldızın daha güçlü manyetik alana sahip olması daha parlak radyo sinyalleri oluşturacakmış gibi görünse de araştırma bunun her zaman doğru olmadığını ortaya koyuyor.
Simülasyonlara göre güçlü yıldız manyetik alanı, gezegenin manyetosferine aktarılan enerjinin verimini azaltabiliyor. Böylece beklenen sinyal seviyesi önemli ölçüde düşüyor.
Bu durum, bugüne kadar yapılan birçok gözlemde neden herhangi bir radyo sinyalinin doğrulanamadığını açıklayabilecek önemli bir etken olarak değerlendiriliyor.
Gelecekteki Gözlemler İçin Yeni Bir Yol Haritası
Araştırmacılar, gelecekte yapılacak radyo teleskop gözlemlerinde eski tahmin modelleri yerine bu yeni hesaplama yaklaşımının kullanılmasının daha doğru sonuçlar vereceğini düşünüyor.
Özellikle SKA (Square Kilometre Array) gibi yeni nesil radyo teleskoplarının devreye girmesiyle birlikte ötegezegenlerden gelen zayıf radyo sinyallerinin araştırılmasında daha gerçekçi hedefler belirlenebileceği ifade ediliyor.
Çalışma, ötegezegenlerin manyetik alanlarını doğrudan inceleyebilmek için geliştirilen yöntemlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterirken, gelecekte yapılacak gözlemler için de önemli bir referans niteliği taşıyor.
Yazarlar
Filip Elekes, Aline A. Vidotto