Uzay boşluğunda, birbirinin kütleçekim alanına kapılmış ve ortak bir merkez etrafında durmaksızın dönen ikili yıldız sistemleri oldukça yaygındır. Ancak bu yıldız çiftlerinin bazıları, aralarında yaşanan devasa madde transferleri nedeniyle bilim insanlarını hayrete düşüren uç noktalara ulaşabilir.
Alman gökbilimci Norbert Hauck tarafından yapılan ve taze yayınlanan yeni bir bilimsel çalışma, Dünyamıza yaklaşık 819 parsek uzaklıkta yer alan V505 Mon kodlu böyle bir ikiz yıldız sisteminin üzerindeki sır perdesini araladı. NASA'nın TESS isimli uzay teleskobundan elde edilen hassas ışık verilerini gelişmiş bilgisayar programlarıyla analiz eden uzmanlar, sistemdeki ana yıldızın adeta bir hız rekoru kırdığını keşfetti.
Komşusunu Sömürerek Saniyede 467 Kilometre Hıza Ulaştı
Bilimsel araştırmanın detaylarına göre, V505 Mon sisteminde yan yana duran iki yıldız arasında geçmişte çok şiddetli bir madde akışı gerçekleşti. Sistemdeki "Be-kabuk yıldızı" olarak adlandırılan ana yıldız, yörüngesindeki diğer yoldaş yıldızın dış katmanlarında bulunan gazları ve maddeleri adeta kendi üzerine çekti. Bu milyarlarca yıllık sömürme süreci, maddeyi yutan ana yıldızın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızını akılalmaz bir seviyeye fırlattı.
Yapılan hassas hesaplamalar, bu obur yıldızın şu anda kendi ekseni etrafında saniyede tam 467 kilometre süratle döndüğünü ortaya koydu. Bu hız, astrofizik biliminde bir yıldızın parçalanmadan bir arada kalabileceği en son nokta, yani "merkezkaç sınırı" olarak kabul ediliyor. Yıldız o kadar çılgın bir süratle fırıl fırıl dönüyor küresel şeklini tamamen kaybederek iki ucu şişkin bir mercek veya lens şeklini aldı. Kendi yarattığı devasa savrulma gücü nedeniyle, ekvator bölgesinden dışarıya doğru sürekli kendi maddesini uzay boşluğuna fırlatıyor. Yıldızın fırlattığı bu maddeler, etrafında Güneşimizin yarıçapının tam 65 katı büyüklüğünde devasa bir gaz halkası (disk) oluşturmuş durumda.
İçerideki Gerçek Bilim Bize Ne Anlatıyor?
İnternetteki bazı sitelerin insanları yanıltmak amacıyla attığı "Uzayda her şeyi yutan canavar" benzeri tık tuzağı iddiaların aksine, bu durum evrende iki yakın yıldız arasında yaşanabilecek en doğal fiziksel süreçlerden biridir. Makaledeki dürüst verilere baktığımızda, maddesi emilen diğer komşu yıldızın içinin büyük oranda boşaldığı ve kütlesinin 2,03 Güneş kütlesine kadar düştüğü görülüyor. Ancak bu sömürülen yıldız da boş durmamış; o da yaşanan bu kozmik hareketliliğin etkisiyle (pirüet etkisi) kendi ekseni etrafında saniyede 131 kilometre gibi normal bir yıldıza göre oldukça yüksek bir hızla dönmeye devam ediyor.
Bilim insanları, bu iki yıldızın 53,7 günlük bir yörünge içinde birbirinin önünden geçerken teleskoba gelen ışıkta yarattığı anlık azalmaları ve tutulma eğrilerini inceleyerek bu net sonuçlara ulaştı. Bu doyurucu araştırma, çok hızlı dönen ekstrem yıldızların yapılarını korumak için nasıl gaz halkaları ürettiklerini ve uzaydaki madde transferlerinin yıldızların ömrünü nasıl değiştirdiğini anlamamız açısından bilim dünyasına çok dürüst ve somut kanıtlar sunuyor.