Uzay boşluğunda Dünyamıza milyonlarca ışık yılı uzaklıkta bulunan sönük yıldızları ve onların etrafındaki görünmez gezegenleri keşfetmek, bilim dünyası için her zaman çok zorlu bir süreç olmuştur. Astronomlar, bu uzak dünyaları görebilmek için ön plandaki bir yıldızın kütleçekim gücünü adeta bir büyüteç gibi kullanıyor.
Bilim dilinde buna kütleçekimsel mikro mercekleme yöntemi deniyor. Ancak bu hassas yöntemle uzayı tarayan bilim insanları, uzun yıllardır çok büyük bir matematiksel yanılgıyla karşı karşıya kalıyordu. Polonya'daki Varşova Üniversitesi Astronomi Gözlemevi'nde çalışan araştırmacılar, yayınladıkları yeni çalışmayla bu büyük yanılgıyı kökten çözen yeni bir yöntem geliştirdiklerini duyurdu.
İkiz Yıldızların Yarattığı Işık Yanılması Hesapları Bozuyordu
Uzaktaki bir yıldızın ışığı Dünyaya doğru gelirken, eğer yolda birbirinin etrafında dönen iki yoldaş yıldızın çekim alanına kapılırsa, ışığın şekli ve parlaklığı tamamen değişiyor. Gökbilimciler teleskopla baktıklarında tek bir yıldız gördüklerini sanırken, aslında yer altındaki o hareketli ikiz yıldız yapısı teleskoptaki verileri adeta bir ayna gibi saptırıyordu. Bilim dünyasında buna xallarap etkisi adı veriliyor. Bu durum, keşfedilen yeni bir gezegenin veya yıldızın büyüklüğünün, uzaklığının ve kütlesinin tamamen yanlış hesaplanmasına yol açıyor, bilim insanlarını çıkmaza sokuyordu.
Eski yöntemlerde bu karmaşık ışık oyunlarını birbirinden ayırt etmek devasa bilgisayarlarla bile günler alıyor ve çıkan sonuçlar her zaman kesin olmuyordu. Yeni araştırmayı yürüten uzmanlar, bu kafa karışıklığına son vermek için doğrudan yıldızın kimlik bilgilerini işleme alan akıllı bir yazılım modeli geliştirdi.
Yeni Sistem Nasıl Çalışıyor ve Bize Ne Sağlayacak?
Magazin tarzı uzay haberlerinde gördüğümüz "Uzayda gizemli sinyal bulundu" gibi saptırma iddiaların aksine, bu araştırma tamamen saf bir matematik ve fizik başarısına dayanıyor. Geliştirilen yeni sistemde, bilgisayar programı sadece gelen ışığa bakmakla yetinmiyor. İncelenen yıldızın tahmini ilk kütlesini, evrimsel yaşını, metal oranını ve Dünyaya olan gerçek mesafesini de aynı anda hesaba katarak bir analiz gerçekleştiriyor.
Bu sayede, teleskoba gelen ışığın gerçekten yeni bir gezegenden mi geldiği yoksa birbirinin etrafında fırıl fırıl dönen ikiz yıldızların bir oyunu mu olduğu anında dürüstçe ayırt edilebiliyor. Bilim insanları, bu yeni dijital modelleme tekniği sayesinde gelecekte yapılacak galaksi haritalandırma çalışmalarının çok daha hızlı ve sıfır hatayla tamamlanacağını ifade ediyor. Bu somut gelişme, insanlığın evrendeki diğer dünyaları hiçbir yanılgıya düşmeden, en doğru ölçümlerle tanıyabilmesinin önünü açıyor.